25 Aralık 2007 Salı

Sonun Başlangıcı


Sayılarla ifade etmek zamanı belki zihindeki farkındalığın simgelerdeki dönüşümü. Ya kendimizdeki dönüşümü etkileyen o farkındalık hissi ne olacak tabi onu da bir şekilde sezilere bırakmak gerek sezilerimizle harekete geçip içinde bulunduğumuz ahval hakkında anlamlandırmalarda bulunmak en iyisi simgelerin şuuraltındaki algısal dönüşümleri zaman kavramında vucut bulurken hep belli bir dönem olarak kabul etmeye çalıştığımız yıl dönüşümü ve bu dönüşüm için ideal başlangıç yaratılmak istenmesi neden.. Başlangıçlarda aranılan sonlar dikkate alınmadan zamanı başlangıçlara hapsetmek ne kadar doğru yoksa her zamanı hep başlangıçlarda mı arayacağız buna yönlenmemizin temel nedeni bir şeylere eskiye sünger çekerek yeniden başlama güdüsü.. içinde bulunduğumuz duraksız işleyen süreci kimimiz çok hızlı kimimiz çok yavaş hissediyoruz bu da yaşanmışlıkların renginde saklı olsa gerek Ve başlangıç dilimlerine kadar duyularımız zaman dilimlerine kapalıdır. Ta ki on gelene kadar bu böle devam eder. Bir gecede her şeyin değişeceği umudunu taşıdığımız son lahza arayışı maalesef hep ön planda.. Evet bir çok şeyin sonu vardır. Yılın sonu okulun sonu evliliğin sonu işin sonu, okulun sonu, gençliğin sonu, baharın sonu, bilincin sonu, hürriyetin sonu, paranın sonu ki ‘Kızılderililerin değdi gibi bir gün gelecek gerçekten paranın yenmediğini anlayacaksınız’’ devirlerin sonu ve hayatın sonu ve bir tek sonu olmayacak şey biliniyor ki zaman dediğimiz kavram ama nedense bu yaşadığımız ikilem hissetiklerimizi etkileyen ortam içinde bulunduklarımızın farkında olmamıza engel oluyor. Tüm sonlar bu sonları tasavvur edemediğimizden dolayı arka plan atılıyor evet bir kere daha kapımızı bu yeni saat dilimleri çalıyor. Ve yıl zaman olarak düşüncede hep yeniyi çağrıştırır. işte bir çağrışım daha hoş geldin 2008

Hiç yorum yok: